Ankara Lezzet Rehberi – Hazır Yemek & Malzeme

Şarap

Şampanya

Paris'in kuzeyindeki Champagne bolgesinin, kiymetli saraplik uzumleri olan Chardonnay, Pinot Noir ve Pinot Meunier uzumlerinden yapiliyor. En siradani bile en az 1,5 yil, belli rekolte urunu olani ise uc yil mahzenlerde dinlendiriliyor.

Sampanya tabii ki diger saraplardan daha hafif icimli...Ama bu bir kusur degil, zaten arzulanan bir ozellik. Bunu saglayabilmek icin de diger saraplardan farkli olarak uzum salkimlari degirmene girip sap ve tane olarak ayrilmadan,butun salkimlar halinde sikiliyor. Bu islem o denli hafif yapiliyor ki, sap aciligi siraya gecmiyor. Dort ton uzumden, sadece 2,5 ton sira aliniyor sampanya icin...Sira randimani en dusuk sarap bu yuzden sampanya.

Ama sap ve cekirdek buruklugu siraya hic gecmedigi icin de, icimi cok hafif oluyor. Sampanyanin kahvaltida bile icilebilen tek icki olusunun sirri, burada. Siz hic beyaz sarap ikram edilen bir brunch gordunuz mu?

******

Disisleri Bakanligi'nin uzun yillar Protokol Genel Mudurlugu'nu yuruten Buyukelci Sefik Fenmen, Danimarka buyukelcisi oldugu yillarda sofistike bir sarap meraklisi olarak dunyanin en iyi baglarini, en saygin satolarini gezmis, sahipleriyle en guzel saraplarini tatmis...

Yine boyle bir gun, Burgonya'nin efsanevi sarabi Romanee-Conti'nin sahiplerinin verdigi bir davette, ikram edilen sampanyanin esmer renkli oldugu ve pek kopurmedigi dikkatini cekmis. Zaten sampanya da beyaz sarap bardaklarinda sunulmus.

Davet sahibine, 'Bu, degisik bir tur sampanya galiba' diyecek oldugunda, duayen sarap ureticisi Henri Leroy'dan su cevabi almis:
'Mosyo Fenmen, o 'fisss' diye kopuren sampanyalar, turistler icindir. Gercek sampanya, su anda yudumladiginizdir. Belli bir rekoltenin urunu, yillanmis bir sampanya, bir 'buyuk sarap'tir ve biz de ona sapka cikaririz.'

Dunyanin buyuk bolumu sampanyayi gazli bir hafif sarap, ucari ve fazla ciddiye alinmamasi gereken bir kutlama ickisi olarak taniyor ama sampanyanin kopuklerinin arkasinda Henri Leroy'nun belirttigi gibi degerli bir sarap yatiyor.

******

Sampanya farkli yemeklerle uyum saglayabiliyor. Sadece Chardonnay uzumlerinden yapilmis 'Blanc de Blancs' sampanyalar, limonsu cesnileri ve diri asiditeleriyle, balik yemeklerine iyi uyuyor. Siyah uzumlerden yapilan 'Blanc de Noirs'lar ise kumes hayvanlarindan ordek etine kadar genisleyen bir yelpazeyi basariyla tasiyor.
istakoz, havyar gibi kuvvetli deniz urunleriyle de, 'govdeli' denilen zengin yapili sampanyalar eslesiyor.

Sayet kuzu ya da korpe dana eti yiyecekseniz, onun da eslikcisi roze sampanya. Su siralar, Avrupa ulkelerinin iddiali restoranlarinda,sampanyayla baslayip yine sampanyayla suren ve sona eren yemekler yaygin bir moda.

Ama bunun keyfini cikarabilmenin de bir sirri var: Sampanyanin gazindan biraz kurtulmak...

Mideyi sisiren gazdan kurtulmanin bir yolu, sampanyayi bir karafa aktarmak ve kopugunu boylece azaltmak.ikinci yolu ise, onu flut kadehlerde degil, daha genis hazneli beyaz sarap kadehlerinde sunmak. Turkiye'de bulunan ornekler arasindan aperitif olarak onerim Henkell'in cok uygun fiyatli Blanc de Blancs'i olacak.

Balikli bir giris yemegi icin ise bir italyan kopuklusu, Carpene Malvolti Prosecco yudumlanabilir. Daha guclu deniz urunleriyle, devreye Taittinger veya Cattier sampanyalari girmeli. Ne yazik ki kaliteli bir roze sampanya veya kopuklu sarap yok, o yuzden kirmizi eti atlamalisiniz.

Yilbasinda saat 24.00'u vurdugunda ise, kendinizi sampanyanin en seckin isimlerinden bir Moet&Chandon veya Bollinger'le simartabilirsiniz. Sampanyanin pahali oldugunu hatirlatanlara ise, ic piyasada aslinda devletten iri bir vergi kazigi yendigini, en iyi sampanyalarin havalimani gumruksuz magazalarinda iyi bir sise Turk sarabi fiyatina, 20 avro civarina satildigini hatirlatabiliriz...


 

Ev Şarapcılığı

Ev Şarapçılığında Atılım Yaşanıyor

Üzümde üretim fazlalığı nedeniyle istediği fiyatı bulamayan üreticiler, ev şarapçılığına yeniden önem vermeye başlayınca sektör de canlandı. 8 bin yıllık yöntemlerle yapılan ev şarapları turistler ve lüks oteller tarafından kapışılıyor.

Karaburun İlçesi Eğlenhoca Köyü'ndeki ev şarabı üreticilerinden Ali Sayın, üzüm yanında Dut, Malta Eriği, Vişne gibi meyvelerden de ev koşullarında şarap ürettiklerini belirtti. Sayın, ''Yaş üzüm kilosu 500 bin liraya satılırken, kuru üzümde rekolte yüksekliği nedeniyle iki yıldır maliyetin altında fiyatlarla zarar ediyoruz. Ürünümüzü değerlendirmek için dededen kalma bilgilerimizle yeniden şarap yapmaya başladık'' dedi.

Ev şarabı üretiminin önemli bir üzüm üretim merkezi olan Karaburun köylerinde hızla yayıldığını kaydeden Ali Sayın, ''Turizm yöresi olmamız nedeniyle önce turistlerin dikkatini çektik ve Almanya, Fransa başta olmak üzere birçok ülkeye bu yolla şaraplarımız dış pazarlara gitmeye başladı. Şimdi de turistik tesislere satış yapmaya başladık'' diye konuştu.

Sayın, ev şarabının litresinin 1,5 milyon lira ile 3 milyon lira arasında satıldığını kaydetti.

Tahta Fıçı Mesleğine Gün Doğdu

Ege'nin tek tahta fıçı üreticisi olan Selahattin Dinç, 1956 yılından bu yana yaptığı işi son yıllara kadar bırakmayı düşündüğünü ancak ev şarabı üretiminin artması sayesinde işlerinin yeniden hareketlendiğini belirtti. Dinç, ''Dünyanın en kaliteli şarapları meşe ağacından tahta fıçıda üretilir. Meşenin özel aroması şaraba ayrı bir lezzet katar'' dedi.

Kemeraltı Çarşısı içinde geçmiş yıllarda bir sokağın fıçı üreticileri tarafından doldurulduğunu söyleyen Dinç, bugün tek başına kaldığını kaydetti. Dinç, 20 litreden 200 litreye kadar şarap alabilen boylardaki fıçıların 12,5 milyon lira ile 175 milyon lira arasında satışa sunulduğunu bildirdi. Şarabın tahta fıçıdan başka sadece pişirilmiş topraktan yapılan küplere konulması gerektiğini anlatan Dinç, ''Plastik malzemeler ile şarabı sirke yapmaktan başka işe yaramaz'' dedi.

''Eski Üretim Yakalanabilir''

Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Fakültesi Öretim Üyesi Prof. Dr. Nihat Aktan ise ''1953 yılında 20 milyon nüfuslu Türkiye'nin şarap tüketimi 52 milyon litreyken, bu rakam 1997'de 34 milyon litreye düştü. Ev şarapçılığının yeniden canlanması ile aynı üretim rakamlarına ulaşılabilir'' dedi.

Aktan, üretim ve tüketimde şaraptan boşalan yeri rakının aldığını ancak az miktarda da olsa ev şarabı ve fabrikasyon şarap üretiminde artış ve kamuoyunda şaraba ilgi bulunduğunu bildirdi.

Şarapçılığın gelişmesi halinde ihracat şansı olan bir sektör olduğuna işaret eden Prof. Dr. Nihat Aktan, dünyada da üretim fazlası bulunduğunu piyasaya yerleşmenin kolay olmadığını ancak Türk üzümlerinin lezzetinin en önemli avantaj olacağını kaydetti. Fransa'da her 6 kişiden 1'inin şarapçılık sektöründen para kazandığını belirten Aktan, şarabın kurallarına uygun olarak yapılması gerektiğini bildirdi.

Aktan, Anadolu'da şarap üretiminin 8 bin yıllık tarihe sahip olduğunu, 5 bin yıl önce Hititler döneminde şarabın büyük bir ticari ürün haline geldiğini belirtti.


Şarap Kadehleri

Şarap bardağındaki her özelliğin belirli bir anlamı var. Bardağın ayaklı olmasının nedeni, şarap dolu olan kısma elin temas etmesini engellemektir. Bu sayede, şarabın ısınma süresi kısalır ve de şarabın renginin izlenmesi daha kolay olur. Bardağın hazne kısmının geniş, ağız kısmının dar olmasının da sebebi, kaliteli şarabın aromasını bardağın içinde daha uzun süre hapsedebilmek. Ayrıca, şarabı bardakta dalgalandırırken, bu yapı taşmaya engel olur. Şarap, bardağın yarısına kadar doldurulur. Bunun da sebebi, şarabın bardakta usulen dalgalandırılması sırasında tasmayı önlemektir.

Kırmızı şarapların büyük kadehlerde içilmesi önerilmektedir. Böylece şarap özelliklerinde olan aromasını ortama bırakacak ve şişede beklerken edindiği kötü kokuları kaybedecektir. Beyaz şaraplar ufak kadehlerde içilir. Böylece kadehteki şarap ısınmadan tüketilir ve kadehe her defasında serin şarap ilave edilir

Servis dereceleri ...

Beyaz şarap için ideal servis sıcaklığı 15 derece. Fakat, içim sırasında geçen zaman göz önüne alınınca, şarabın biraz daha soğutulmus olarak sunulması gerektiği çıkıyor ortaya.Beyaz şarap soğuk ıçilmelidir. Ancak ne kadar soğuk içilmelidir? Tatlı beyaz şaraplar 4 ile 6 derece, sek beyaz şaraplar ise 6 ile 10 derece arasında içilmelidir...

Kırmızı şarap ise beyaz saraba oranla biraz daha sıcak sunulur. 20 derece bunun için ideal bir ısı. Eger sıcaklık 20 derecenin üzerine çıkarsa alkol tadı daha baskın gelmeye başlar ki, bu istenilen bir şey değildir. Esas olarak hafif kırımızı şaraplar 10 ile 14 derece arasında, kuvetli kırmızı şaraplar ise 14 ile 18 derece arasında içilmelidir.

Köpüklü ve Domisek Şaraplar 5-7 °C
Beyaz ve Roze Şaraplar, Şampanyalar 6-10 °C
İyi Beyaz Bourgogne' lar ve Chardonnaylar 11-12 °C
Primeur (Genç) Kırmızı Şaraplar 12-14 °C
Chianti' ler ve Kırmızı Bourgogne' lar 13-16 °C
Daha Gövdeli Kırmızı Şaraplar 16-18 °C

Şarap Nasıl İçilir

Şarapların büyük bölümü satın aldığınızda içilmeye hazırlardır. Yeni bir siseye baslarken mutlaka kadehlerinizi değistiriniz. Beyaz etle beyazşarap, kirmızı etle kırmızi şarap genellemesi çok katıdır.Bu asamada damak tadınız doğrultusunda seçiminizi yapınız.Kırmızi şaraptan önce beyaz şarap, kuvvetlı şaraptan önce hafif şarap, zengin ve kompleks şaraptan önce basit şaraplari içiniz.

YAVAŞÇA BOŞALTIN

Açtığınız şarabı içindeki tortu şişenin dibinde kalacak şekilde yavaşça boşaltın.

KONSANTRE OLUN

Tüm duyularınızı tadım üzerine yoğunlaştırın.

RENKLERİN DÜNYASI

Yarıya kadar dolu olan bardağı beyaz bir zemin üzerine yerleştirip renkleri inceleyin.

BURUN VE ZİHİN KEYFİ

Bardağı eğip burnunuzu bardağa doğru sokun. Derin bir nefes çekin ve kokuları tanımlamaya çalışın. Şarabı sallayın ve tekraralayın.

DİL, AĞIZ VE DAMAK KEYFİ

Küçük yudumlar alıp ağzınızda yuvarlayın.

PAYLAŞIN

Daha önce edinmiş olduğunuz lezzet hafızanızı zorlayın ve şarabı mukayese edin. Arkadaşlarınızla paylaşın.


Havalandırma:

Aslinda, yapilan islem için havalandirma tanimi yanlis bir tanim. Çünkü, havalandirma adiyla yapilan bu islem, özellikle kirmizi sarabin bekletilmesi sirasinda olusan tortularindan arindirilmasi olarak düsünülebilir. Sisenin dibinde biriken bu tortular, bardaga aktarma sirasinda durdurulamaz ve içim esnasinda hos olmayan bir durum olusturur. Orijinal sisesinden bir servis kabina aktarilan sarap süzülür ve tortularin içilmesi engellenir. Sarap genç ise bu süre yaklasik 10 dakika, yillanmis bir sarap ise bu süre yaklasik 45 dakika civarinda olmalidir.

Beyaz sarapta durum kirmizidan farkli. Beyaz sarap daha kisa süre bekletildigi için tortulasma olusmaz. Bu nedenle havalandirma islemine gerek yok. Hatta, havalandirma sirasinda gereksiz bir isinma yasanacagi için tercih edilmemeli. Bazi kisiler, havalandirma islemi için, saraba farkli bir tat kazandirdigini öne sürse de, bunlar sadece kisisel görüslerdir.


Bekletme:

Şarabın, yatık olarak saklandığını hepimiz biliriz. Bunun sebebini ise bir çoğumuz düsşünmemişizdir belki. Şarabın yatık saklanmasındaki neden, şiseyi kapatan mantarın kuruyup hava geçirmesine engel olmaktır. Yani mantar daima nemli kalmalıdır.

Şarabın bekletilmesinde dikkat edilen bir nokta da şarabın donmasına engel olmak. Şarabın donmasına müsaade edilmemeli, tercihen 15 derece dolaylarında bir sıcaklık ortamı sağlanmalı. Genel düşünce, şişelerin bekleme sürecinde fazla hareket ettirilmemeleri ve özellikle kırmızı şarabın sedimentlerini kıpırdatmamak yönünde.

Kırmızı ve beyaz şarabın bekletilme yöntemlerinde herhangi bir farklılık yok, süre ise her şarabın rengine göre değil, türüne göre değişir.

Yıllandırma:

Sanıldığının aksine her türlü kırmızı şarap yıllanmaya uygun değildir. 'Primeur' şaraplar etiket tarihlerini takip eden yılın ortasından önce tüketilmelidir. Yıllandırılacak şaraplar ise etiket tarihlerinden itibaren 6-7 yil saklanabılirler. Kırmızı şaraplar yıllandıkça renkleri soluklasir. Yıllanabılecek bir şarap için en iyi içim tarihi seneler sonra olabilecegi gibi 'hemen şimdi' de olabilir.

Günümüzün modern şarapları piyasaya sürüldükten sonra her an içilmeye hazırdır. Her durumda yıllandırmak istediginiz şaraplarin yıllanma özelliklerini araştırıp karar veriniz.

Piyasada bulunan şaraplar için yıllanma yaşı yaklaşık olarak belirtılmistir.Beyaz şaraplar kırmızılar kadar yıllandırılmazlar. Yillandıkça beyaz şaraplar açık sarıdan kahverengiye doğru koyulaşırlar.


Şarap Tarihi

Şarabın 8000 yıllık bir geçmişi vardır. Arkeolojik kazılarda ortaya çıkan eski kentlerde, yığınlar halinde üzüm çekirdekleri bulunmuş, çekirdekler üzerinde yapılan inceleme ve analizler bunu doğrulamıştır. Şarap, sekiz bin yıllık serüven dolu yolculuğunda insanoğlunun ufkunu açmıs, tutkularını alevlendirmiş, kimi zaman üzüntüye boğmuş, kimi zaman da karşılaştığı felaketlerin reçetesi olmuştur. İşte bu yüzden antik dünya, şaraba, yaşamını sağlamak için gereken diğer besinlerden daha fazla önem vermiştir.

Dinsel bir tema olarak algılanan şarap, her toplumda bir de şarap tanrısının var olmasına neden olmuştur. Mısırlılar tanrılarına Osiris, Yunanlar Dionysos, Romalılar ise Bacchus adını vermişlerdir.Tek tanrılı dinlerin kutsal kitaplarından Tevrat ve İncil'in büyük tufanı anlatan bölümleri başta olmak üzere, çeşitli bölümlerinde asma ve şaraptan sıkça söz edilmektedir.

Hristiyanlar, şarabı İsa'nın kanı, Tanrı'nın lütfu olarak kabul etmişlerdir. Büyük tufandan sonraki olaylarla başlayan İncil'de, Nuh Peygamber'in kültüre aldığı bitkiler arasında asmanın öneminden bahsedilmektedir.


  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 3

KATEGORİLER


FİRMA ARA

Arama :
 



Semt
Kategori Seç