Ankara Lezzet Rehberi – Hazır Yemek & Malzeme

Home YEMEK KÜLTÜRÜ Genel Bilgiler

Genel Bilgi

Yemek Terimleri


Alaca Soymak: Kabuklu meyve veya sebzelerde kabuğun birer parmak arayla uzunlamasına soyulmasına denir.

Aperatif: Yemekten önce iştah açıcı olarak alınan içki veya yiyeceklerdir.

Bağlamak: Sos, çorba ve yahni gibi sulu yiyecekleri koyulaştırma işlemi. Bunun için eskiden ekmek içi veya yumurta sarısı kullanılırdı. Türk mutfağında Çerkez tavuğunun sosu ve terbiyesi hala Ortaçağ yöntemleri ile yapılır. Bağlamak için daha sonraları unla karıştırılmış yağ kullanıldı. Bazen de daha yaygın olarak bunlar meyane haline getirilerek bağlayıcı görevi gördü. Modern mutfak ise en çok mısır nişastası ve kremayı en iyi iki bağlayıcı kabul ediyor.

Barsama: Güzel kokulu, yaprakları yemeklere konan nane ve yaban kekiğinin ortak adı.

Benmari: Bazı yiyeceklerin düşük sıcaklıklarda pişirilmesi için kullanılan bir yöntemdir. Bu teknikte bir kap yarı yarıya kadar sıcak su ile doldurulur ve gerekiyorsa ağır ateş üzerine oturtularak suyun sıcaklığının sürekliliği sağlanır. Bu kabın içine tabanı ve kenarları sıcak su ile temas edecek ikinci bir kap oturtulur. Yiyecekler bu ikinci kabın içine konularak pişirilir.

Boca Etmek: Bir kerede hepsini dökmek.

Buke Garni: Defne yaprağı, maydanoz sapları ve yaban kekiği bir iple birbirlerine bağlanır. Bir ucu uzun bırakılır. Böylece pişme sırasında yemeğin içine sarkıtılan Buke Garni, gerektiği zaman kolayca yemeğin dışına alınıp atılır. Gerekli görülürse buke garni bir bez veya kumaşa sarılarak da hazırlanılabilir.

Çentmek: Sebze yada meyvaları bıçakla dikine her yönde kesikler yaparak minik minik doğramak.

Çeşni: Yemeklerde farklı tatlar elde etmek için kullanılan çeşitli baharatlara denir.

Demlemek: Pişen yiyecekleri ateşten indirerek kapaklarını kapalı tutup kendi buharlarında dinlemeye bırakılması.

Fiske: Baş parmağıyla işaret parmağı arasında kalan miktardır.

Flambe: İkram sırasında hazırlanıp sunulan alevli yemek veya tatlılara verilen addır.

Fondan: Şekerleme haline gelmiş beyaz krema.

Füme: Kurutarak saklama yöntemlerinden biri. Et, balık gibi gıdaların ateş dumanında kurutulması.

Gato: Pastaların pandispanyasına verilen addır.

Göz Göz Olmak: Muhallebi, pilav gibi yemeklerin suyunu çektikten sonra üzerinde oluşan küçük oyuklara denir.

Granite Etmek: Bir ekmeğin üzerini kızartmak.

Harç: Kullanılan malzemelerin doğranarak karıştırılması.

Islatmak: Zor pişen kuru baklagillerin pişirme sürelerini kısaltmak için önceden su içinde bekletilmesi.

Jelatin: Toz yada tabaka halinde satılan bir kıvam verici.

Karanfilli Soğan: Soğanın dış kabuklarının soyulduktan sonra soğanın üzerine bir-iki diş karanfil saplanmasıdır. Bazı mutfak ustaları yarım defne yaprağını soğanın üzerine koyduktan sonra karanfil saplama işlemi yaparlar.

Kef: İçinde sebze veya et, kemik kaynatılan bir sıvının üzerinde oluşan köpük. Kef sıvının içinde, malzemenin üzerinde kalmış, istenmeyen kısımların kaynama sırasında koparak üste çıkmasından oluşur. Kef'in sık sık alınmaması halinde yemeğin berraklığı kaybolur ve hafif acımsı bir tat oluşur.

Konkase Domates: Domatesin üzerindeki öz kısmını bıçakla oyup çıkarın. Domatesleri alacak büyüklükte bir tencereye yarıya kadar su koyup bir taşım kaynatın. Ateşi kısın. Domatesleri tencereye atıp kabukları çatlamaya başlayıncaya kadar suda tutun. Bir kevgirle alın. Soğuk su dolu bir kaba atın. Böylece domatesin kabukları kolayca ve domatesleri zedelemeden soyulacaktır. Sonra domatesleri enlemesine kesip, avucunuzun içinde hafifçe sıkarak çekirdeklerini çıkartın. Yaklaşık 1cm.X 1cm boyutlarında doğrayın.

Közlemek: Izgara veya kömür ateşinde sebzelerin kabuklarıyla pişirilmesi.

Krim: Taze, dinlenmiş sütün üzerinde biriken yağlı kısım.

Krema: Sütün yağca zengin olan kısmından elde edilen bir ürün modern mutfakta giderek daha çok yaygın bir kullanım alanı bulmakta. Modern teknoloji ile yağlılık oranı % 12 ile % 48 arasında değişen çeşitli kremalar yapılmakta % 12 yağlı krema kahve ve çayın yanında verilmekte. Diğerleri ise mutfakta kullanılıyor. Yemeklerde düşük tatlılar da ise daha yüksek oranda yağlı kremalar kullanılır. Paketlenmiş krema bulamadığınız takdirde, herhangi bir krema kullanabilirsiniz.

Kremabör: Pastacılıkta kullanılan bir Fransız kreması. Genellikle pastanın hamur kısmını lezzetlendirmek üzere hazırlanır. Süt yada suyla hazırlanmış şeker şurubu ve yumurta sarısı oluşur. Bazen içine yağ ile birlikte taze krema da ilave edilir.

Kuvertür: Çikolatalı tatlıların yapımında profesyonel mutfaklardan sık kullanılan kakao türevi. Kuvertür yerine hemen her zaman bitter (sütsüz) çikolata kullanılabilir.

Kruton: Ekmeğin içini küp şeklinde kesip üzerine erimiş margarin gezdirilerek önceden ısıtılmış fırına sürülüp, ekmekler altın sarısı renk alana kadar kızartma işlemi.

Kuzu Gömleği: Kuzunun karın kısmındaki iç organlarını göğüs kafesindeki organlardan ayıran zar kısmı.

Labne: Hiç tuzu olmayan yumuşak krem peynir. Daha çok tatlılarda ve pastacılıkta kullanılır.

Lapa: Taneli gıdaların genellikle pirinç suyuyla kaynatılarak bulamaç haline getirilmiş şekli.

Marinat: Sığır, dana, koyun, kuzu, tavuk, av etleri ve balıklara fazladan bir lezzet katmak ve yumuşamalarını sağlamak üzere, hazırlanmış taze ot ve baharatlı sıvı. Pişmiş ve pişmemiş marinat daha çok eti yumuşatmak için kullanılır. Anında hazırlanmış marinat ise ete lezzetkatmakiçin düşünülmüştür.

Meyane (Beyaz): Eşit miktarlarda margarin ve un kullanılarak hazırlanır. Meyane yapmak için margarini kalın dipli bir tencerede erittikten sonra unu ilave edip tel yada tahta bir spatulayla karıştırarak çok ağır ateşte kumlu bir doku elde edinceye kadar pişirin. Bu meyanede un kesinlikle sararmamalıdır.

Meyane (Kahverengi): Bu meyanede aynı biçimde yapılır. Ancak bunda pişme süresi biraz daha uzun tutularak meyanenin açık kahverengi bir renk alması sağlanır.

Mirpua: Birçok yemeğe çeşni katmak üzere kullanılabilecek standart bir sebze ve otlar karışımıdır. Oran; 250 gr. havuca, 250 gr. soğan, 250 gr. kerevizdir. Bunlar iri küpler biçiminde doğranır. Yarım defne yaprağı ve küçük bir dal kekik ilave edilir.

Nektarin: Şeftali ağıcına erik aşılanarak elde edilen şeftali tadında tüysüz meyve.

Özemek: Birkaç şeyi birbirine karıştırıp iyice çırparak yoğunlaşmasını sağlamak.

Pastörize: Besinlerin özel cihazlarda 65 derece kadar ısıtılarak birdenbire soğutulmasıyla, içindeki mikropların öldürülmesi işlemi.

Pembeleştirmek: Yağda kavurarak rengin dönmesini sağlamak.

Plaki: Bol sarımsak, soğan, domates ve zeytinyağı ile pişirilen yemek türü.

Poşe Etmek: Yiyeceğin 90-95 derece, yani kaynama noktasının hemen altındaki suda pişirilmesidir. Poşe edilecek malzeme suya bütünüyle girmelidir. Poşe etmede kullanılan sıvı önce bir taşım kaynatılmalı, sonra ateş kısılarak kaynama durdurulmalıdır.

Salamandra: Profesyonel mutfaklarda kullanılan ve ısıyı sadece yukarıdan veren alet. Salamandra sayesinde yemekler pişmeden üzerleri kahverengileştirebilir ya da karamelize edilebilir. Salamandra özellikle üzerine peynir ya da şeker serpilmiş yiyeceklerde kullanılır. Ev fırınlarının üst kısmı, salamandra olarak kullanılabilir.

Silkme: Çeşitli sebzeler ve etle pişirilen bir tür sıcak yemek.

Soğan (Piyaz): Kabukları soyulan soğan ikiye kesilir. Kesilmiş yüzü altta kalacak şekilde kesme tahtasına konur. Birbirine paralel çok ince dilimler halinde kesilir.

Sote Etmek: Sebze, balık ya da etlerin herhangi bir çeşit yağda karıştırılarak ya da daha iri parçalar halinde iseler, alt üst edilerek kahverengileşinceye kadar pişirilmeleri. Sote edilecek malzeme mutlaka eşit boyutlarda doğranmış olmalıdır. Sote edilme sırasında söz konusu malzemenin her yanının eşit biçimde pişmiş olması beklenir. Küçük parçalar halinde doğranmış sebze, balık ya da etler sote edilirken tava ya da tencerenin kapağı kapatılmaz. İri parçalar sote edildiğinde ise, malzeme renk aldıktan sonra tava ya da tencerenin kapağı kapatılarak pişirmeye devam edilir.

Ütülemek: Modern yöntemlerle kesilip, paketlenmiş tavukların ütülenmesi gereksizdir, çünkü bu tavuklar kesimden hemen sonra kaynar suya batırılır ve tüyleri kesim hanede temizlenir. Ancak kesilip, tüyleri elde temizlenmiş tavuklarda genellikle tüy kalır. Bunların temizlenmesi için tavuğun tüylü kısımları aleve tutulur ve tüyler iyice yanıncaya kadar beklenir. Bu işlem mümkün olduğunca süratli ve abartısız bir biçimde yapılmalıdır. Ütülenmiş tavuk genellikle suya tutularak yıkanır ve kurulanır.

Terbiye Etmek: Hazırlanan karışımda bir süre bekletilerek yumuşaklık ve lezzet kazandırmak; veya yemeklerin suyuna un, yumurta, limon gibi Gereçleri ekleyerek koyulaşmasını sağlamak.

Tuzlama: Yiyeceklerin bir süre bozulmadan saklanmasına yarayan yöntem ve bu yolla hazırlanan yiyecek.

Yedirmek: Bir sıvının kendisinden daha yoğun kıvamda olan bir maddeye eklenerek karışımının sağlanması

 

Kuruyemiş

Keyif Arkadaşımız 

Genellikle mutlu anlarımızı tamamlayan minik ve farklı tad takviyeleridir kuruyemişler. Uzun kış gecelerinde TV seyrederken gömüldüğümüz puf koltuğumuzun yanıbaşında duran sehpada, heyecan kasırgası spor karşılaşmalarında, café-barlarda, aperatiflere eşlik eden küçücük tabaklarda biraraya gelirler çerezler.
Tombul biçimli fıstık, narin yapılı kabakçekirdeği, sihirli tadıyla Antepfıstığı ve bozanın arkadaşı sarı leblebi, yemeye başlayınca sonu getirilemeyen ayçekirdeği, besleyici özellikli fındık, badem, kuru üzüm, incir ve kayısı, Türkiye'nin çeşitli yörelerinde yetiştirildikten sonra, evlerimizdeki küçük çerez tabaklarında bir araya geliyor ve ağızlarımızı tadlandırıyor. Bunun yanısıra artık evlerimize sadece Türkiye'nin farklı yörelerinde yetişen çerezleri değil, çok uzak diyarlarda yetişen kuruyemişler yani daha düne kadar yabancısı olduğumuz tadlar da katıldı.
İthal - Lezzetler Bu ithal lezzetlerin başında, satışı her geçen gün artan ''keşü'' geliyor. Keşü'nün vatanı, Hindistan. Ancak, Türkiye'de henüz pek bilinmiyor. Yağlı, fevkalade besleyici özellikte, oldukça tombul, bir çeşit yer fıstığı. Ayıklanmış, yağda kavrulmuş, tuz oranı az, bu fıstık çeşidinin ağzı dolduran, oldukça lezzetli bir tadı var. bir defa tadını deneyince de, kolay kolay vazgeçebilecek bir lezzet değil. Ancak kalorisinin oldukça yüksek olduğunu söylemeliyiz.
Keşü'ye en büyük ilgiyi beş yıldızlı oteller gösteriyorlar. California'dan ithal edilen badem çerez. Dışı sert, içi yumuşak olan bir nevi kavrulmuş mısırın çıtır çıtır çeşidi. Ancak, çiğneme sırasında diş dolguları olanların dikkat etmesi gerekiyor.
İlaç - Niyetine Beyaz leblebi mide suyunu çekmede birebir olduğu gibi, zayıflamak isteyenlerin açlıklarını bastırmada kullandıkları bir çerez. Adapazarı tarafında yetiştirilen iç kabakçekirdeği ise, prostat ve bağırsakta tenya gibi problem yaşayanlara aç karnına yemeleri tavsiye ediliyor. Aç karnına bir-iki adet yenmesi tavsiye edilen acıbademden, şeker hastalarına fayda sağlarken; üryani erik, kabuğu soyulmuş incir tadıyla bağırsakları yumuşatıyor.
Siyah üzüm, kan yapıcı özelliği nedeniyle çocuklara ve hanımlara, kayısı ise karaciğere iyi geliyor. Kuru kayısının kükürtle sarartılan çeşidinden başka, buruşuk görünüşü ve koyu rengiyle doğal kurutulan bir türü daha var ki; koku ve lezzet farkı nedeniyle Avrupalılar pek rağbet ediyorlar. Günümüzde kuru yemişler stresi bastırmakta yardımcı olduğu gibi sigarayı bırakanlara oyalayıcı etki ediyor. Ama burada çok dikkat edilmesi gereken bir husus var. sigarayı bırakmayı deneyenlerin zaten iştahları açılıyor ve yeterince önem vermezlerse bu dönemde kiloları artıyor. Bir de sigaranın arkadaşlığı yerine kuruyemişi tercih edenlerin kilo sorununa herkesten daha dikkat etmeleri gerekmektedir. İşte gördüğünüz gibi kuruyemiş yaşamamıza birçok kapıdan giriyor. Hem eğlenceli bir çerez, hem ilaç niyetine sağlığımızı regüle ediyor hem de sigara gibi alışkanlıktan kurtulmak isteyenlere can yoldaşlığı yapıyor.

Fıstık Silifke, Anamur, Osmaniye Badem Siirt yöresi ve özellikle Ege Bölgesi'nde Datça Sarı Leblebi Manisa-Kula, Çorum, Kütahya-Tavşanlı Beyaz Leblebi Denizli-Tavas Fındık Giresun, Ordu-Bulancak Kabak çekirdeği Trakya Bölgesi'nde Edirne Ayçekirdeği Kayseri, Erzurum Antep fıstığı Gaziantep, Siirt Mısır Kavurgası Yeni moda çerezlerden bir tanesi de Kavrulmuş Mısır. Ankara civarından geliyor dışı sert, içi yumuşak özellik taşıyor. Mısır kavurgası olarak anılıyor. Hollanda'dan gelen yeni teknoloji ürünü fırın, kuruyemişler bantlarda yürürken her tarafını çevirip pişiriyor, nemini ölçüyor, pişirme süresini ayarlıyor, belli kademelerde fanlarla soğutmasını yapıyor, el değmeden tuzlu fıstık , iç Antep badem, Leblebiyi ve kabak çekirdeğini kendi başına tuzluyor.

Kuruyemiş Haritası

Fıstık Silifke, Anamur, Osmaniye
Badem Siirt yöresi ve özellikle Ege Bölgesi'nde Datça
Sarı Leblebi Manisa-Kula, Çorum, Kütahya-Tavşanlı
Beyaz Leblebi Denizli-Tavas
Fındık Giresun, Ordu-Bulancak
Kabak çekirdeği Trakya Bölgesi'nde Edirne
Ayçekirdeği Kayseri, Erzurum Antep fıstığı Gaziantep, Siirt
Mısır Kavurgası Yeni moda çerezlerden bir tanesi de Kavrulmuş Mısır. Ankara civarından geliyor dışı sert, içi yumuşak özellik taşıyor. Mısır kavurgası olarak anılıyor. Hollanda'dan gelen yeni teknoloji ürünü fırın, kuruyemişler bantlarda yürürken her tarafını çevirip pişiriyor, nemini ölçüyor, pişirme süresini ayarlıyor, belli kademelerde fanlarla soğutmasını yapıyor, el değmeden tuzlu fıstık , iç Antep badem, Leblebiyi ve kabak çekirdeğini kendi başına tuzluyor.

Son Güncelleme ( Salı, 26 Temmuz 2011 13:58 )

Sarımsak

Doğal Antibiyotik:


Sarımsak çok faydalıdır. Başta, tam bir antibiyotik yani, mikrop öldürücüdür. Dizanteri, kabızlık, kanser, bronşit, verem, siyatik, astım, varis vs. hastalıklara çok faydalıdır.Her derde deva Sarımsak ayrıca; *Dolaşım bozukluğunu giderir.

*Solucan, tenya, şerit düşürür.

*Mide, bağırsak gazını giderir.

*Kalb rahatsızlığını giderir.

*Eksoz gazına panzehirdir.

*Mesane taşlarını düşürür.

*Böbrek taşına mâni olur.

*Cilt hastalıklarını önler.

*Bağırsakları yumuşatır.

*Damar sertliğini önler.

*Güç ve kuvveti arttırır.

*Romatizmayı hafifletir.

*İnsana canlılık verir.

*Tansiyonu ayarlar.

*Hazmı kolaylaştırır.

*Ateş düşürücüdür.

*Yorgunluğu önler.

*Balgamı söktürür.

*İştah açar.

Patates

Vazgeçilmez lezzet:


Anayurdunun Güney Amerikada And dağları olduğu ve Amerika yerlilerince yüzlerce yıl öncesinden beri yetiştirildiği bilinmektedir. Patates Avrupaya ilk kez 16. yüzyılda, Güney Amerikadan dönen İspanyol gezginleri tarafından getirilmiş, daha sonra İrlandaya oradan da İngiltereye yayılmıştır. Patatesin besin olarak yararlandığımız bölümü toprağın altında geliştirdiği yumrularıdır. Bitki, ürettiği nişastayı bu yumrularda depolar. Tek bir patates bitkisi birkaç tane ile 20 arasında değişen sayıda yumru oluşturur. Yumruların yüzeyinde 'göz' denen küçük tomurcuklar bulunur. Bu tomurcuklar toprağa dikildiğinde sürgün vererek yeni bitkilere dönüşür. İşte bu yüzden patates tohumdan değil 'tohumluk patates' denen küçük yumrulardan çoğaltılır. Ürün genellikle bitkinin toprağın üstündeki bölümleri solduktan sonra hasat edilir; ama eğer uzun süre saklanmayacak, yani kışlık olarak tüketilmeyecekse, ilkbaharın sonlarına doğru yeni gelişen körpe yumrular sökülür. Pazarlarda taze patates adıyla satılan bu bölümdür. Patates ılıman iklim bitkisidir. En iyi derin, hafif ve besince zengin topraklarda yetişir. Bol miktarda nişastanın yanı sıra kalsiyum ve C vitamini de içeren patates kolay sindirilebilen değerli bir gıdadır. Yapısında ayrıca B1 vitamini, çeşitli aminoasitler ve nikotinik asit bulunur. Patatesin yaklaşık %20si karbonhidrattır ve 100 gr. patates 72 kalori içerir. Besleyici maddelerin çoğunluğu kabuğunun hemen altında ya da yakınındadır. Bu nedenle kabuğunu fazla derin soymamak gerekir. Satınalma ve saklama Yemek yapmak için aldığınız patateslerin büyük ve kırmızımsı kahverengi olmasına özen gösterin. Üstünde siyah noktalar bulunan patateslerden uzak durun. Bayat ya da kötü saklanmış patateslerin, selanin denilen zehirli bir alkoloidin sebeb olduğu, yeşilimsi bir kabuğu olur. Bu tür patatesleri satın almayın. Evinizdeki patatesler yeşil görünüyorsa yeşil kısımlarını kesip atın. Patatesleri soğanlardan uzak, serin kuru bir yerde saklayın. Pazardan satın aldığınız patateslerin sadece birkaç hafta dayanacağını unutmayın

Kiraz

Doğadan bir mucize:


İdrar söktürücü özelliğiyle böbreklerin dostu olan kiraz, vücutta biriken zehirli maddelerin karaciğer ve böbrek yoluyla dışarıya atılmasını sağlıyor. Bu sayede yaş olarak tüketilen kiraz meyvesi, ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılıyor.

Kirazın bir diğer önemli özelliği ise kabızlık giderici olması. Özellikle bayat yenilen yemeklerin, pastırma, sucuk gibi gıdaların zararlarını önleyen kiraz, aynı zamanda kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasını ve kanın temizlenmesini, yüzde oluşan sivilcelerin gitmesini sağlıyor. Kiraz suyunun yüz ve boyun kısımlarına sürülmesinin derideki bir takım kırışıklıkları önlediği ve giderdiği belirtiliyor.

Karaciğerin dostu olan kiraz, hastalıklar sonucunda fazla ilaç tüketimi, nikotinin vücuttan atılması ve zehirlenmeler sonucu zorlanan karaciğerin yükünü hafifleterek iyileşmesine yardım ediyor.

Kirazda bulunan levüloz adlı şekerin rahat sindirilmesi nedeniyle, şeker hastaları da rahatlıkla kiraz yiyebiliyor. İçerdiği madensel tuzlar ve vitaminler nedeniyle hastalıklara karşı dayanıklılığı artıran kiraz, yapısındaki bol fosforuyla da sinirleri kuvvetlendirerek sakinlik sağlıyor. A vitamininin önemli bir kaynağı olan karoteni içeren kiraz, göz hastaları için de tavsiye edilen meyve özelliğini taşıyor.

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 / 4

KATEGORİLER


FİRMA ARA

Arama :
 



Semt
Kategori Seç